Cuma Hutbesi 04.01.2013


بِسْمِ اللهِ الْرَّحْمَنِ الْرَّحِيمِ

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ إِنَّمَا الْخَمْرُ وَالْمَيْسِرُ وَالأَنصَابُ وَالأَزْلاَمُ رِجْسٌ مِّنْ عَمَلِ الشَّيْطَانِ فَاجْتَنِبُوهُ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

Bismillâhirrahmânirrahîm
[Rahmân ve rahîm Allah’ın adıyla]
“Ey îmân edenler! İçki, kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak şeytan işi birer pisliktir. Bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz.”


[Mâide sûresi, âyet 90]



Muhterem Mü’minler,

Cenâb-ı Hakk‘ın verdiği sayısız nimetleri, gayelerine uygun olarak kullanmak ve en güzel şekilde korumakla yükümlüyüz. Hiç şüphesiz bunların başında sağlık nimeti gelmektedir. Yüce dinimiz İslâm, beden ve ruh sağlığımıza zarar veren maddelerin yenilmesini, içilmesini ve kullanılmasını yasaklamıştır. Bunlar içinde, alkollü içkiler ve her türlü uyuşturucu maddeler başta gelmektedir. Bu konuda Yüce Rabbimiz hutbemizin başında okuduğumuz âyet-i kerîmede şöyle buyurur: “Ey îmân edenler! İçki, kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak şeytan işi birer pisliktir. Bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz.” [1]

İçkinin haramlığında, sarhoş olup olmamaya değil, sarhoş edici olmasına bakılmıştır. Dolayısıyla, “Çoğu sarhoşluk verenin azı da haramdır.” [2] Zira azı içen, çoğa yönelmekte ve zamanla bağımlı hale gelmektedir. Hz. Peygamberimiz (sav); “İçkiyi üreten, kendisi için üretilen, içen, taşıyan ve taşıtan, ikram eden, satıp da parasını yiyen, satın alan ve aldıran kimselerin lanetlendiği bildirilerek bu kişiler ağır bir şekilde kınanmıştır.” [3] hadîsi ile içkinin yaygınlaşmasına yardımcı olmayı yasakladığı gibi, “İçki deva değil, bilakis derttir.” [4] hadîsi ile de tedavi amaçlı da olsa alkollü içkilere kesinlikle müsade etmemiştir.

Değerli Kardeşlerim,

Tıbben birçok zararı kanıtlanmış olan alkollü içkiler, kişiyi rûhen ve bedenen mahvettiği gibi, boşanmaların, cinayetlerin ve trafik kazalarının da en önemli sebepleri arasında yer almaktadır. Alkollü içkiler gibi, kişilerin öncelikle mâneviyat eksikliğinden kaynaklanan rûhî boşluk olmak üzere, merak, özenti, ailevî ve ekonomik problemler gibi çeşitli sebeplerle yöneldikleri her türlü uyuşturucu madde de dinen haram kılınmıştır. Alkol ve uyuşturucu, alışılması kolay ancak bırakılması oldukca zor bir bağımlılıktır.

Aziz Cemaat,

Özellikle gençliğimizin alkol ve uyuşturucudan korunmasında, aileler ve toplum olarak gerekli tedbirleri acilen almak zorundayız. Özellikle mânevi bilinçten yoksun bazı kardeşlerimizin, yaşadığımız toplumun değer yargılarına özenerek bu tür alışkanlıklara başlamaları daha kolay olmaktadır. Benim evladım içmez, kullanmaz gibi aldatıcı düşünceleri bırakarak, gençlerimizin mânevi terbiyesiyle yakından ilgilenerek, yanlış arkadaşlıklara ve kötü alışkanlıklara karşı onları koruyup kollamalıyız. Düğün, arkadaş toplantısı gibi bazı özel günlerde, âdeta normal karşılanarak alınan alkollerin, gençlerimizin içki ile tanışmasında hiç de küçümsenmeyecek bir rolü olduğunu unutmamalıyız. Ayrıca, alkol ve uyuşturucunun zararlarının anlatıldığı, gençleri ve aileleri bilinçlendirici konferans ve programlar düzenlenmesinin toplumsal görevimiz olduğunu unutmayalım.

Hutbemi, mânevi sorumluluğumuza ve ebedî kurtuluşuna işaret eden şu ilahî ikazla bitirmek istiyorum: “Ey mü’minler! Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennem ateşinden koruyun. ” [5]

[1] Mâide, 5/90.
[2] Ebû Dâvud, Eşribe, 5; Tirmizî, Eşribe, 3.
[3] Ebû Dâvud, Eşribe, 2.
[4] Müslim, Eşribe, 3.
[5] Tahrîm, 66/6.

Hüseyin ACAR
Münih DİTİB Mehmet Akif Camii Din Görevlisi

Newsletter Anmeldung

Besucher-Counter

Heute3
Gestern63
Woche66
Monat1185
Insgesamt41091

Aktuell sind 36 Gäste und keine Mitglieder online

Facebook